Zarf Nedir Zarf Çeşitleri Nelerdir (Belirteç)

Zarf Nedir Zarf Çeşitleri Nelerdir (Belirteç) 

Eylem ve eylemsilerin anlamlarını durum, zaman, yer-yön, nicelik ve soru kavramlarıyla etkileyen ya da sınırlayan ad soylu sözcüklere zarf(belirteç) denir. 

iyi (düşün-), yarın (gel-), yukarı (çık-), çok (konuşan-), nasıl (çalış-) 

Bu örneklerde iyi , yarın , yukarı , çok , nasıl sözcükleri sıfattır.      

Kimi zarflar, eylem ve eylemsilerin dışında sıfat ve zarfların da anlamlarını etkiler:      

Çok iyi insandı; ama çok iyi yaşayamadı.

 zarf  sıfat                                  zarf zarf       

Zarflar, sıfatlara çok benzerler; görevleri ikinci bir sözcüğün varlığına bağlıdır. Zarfların sıfatlarla ortak yönlerinden biri de ad çekim eklerini almayışlarıdır; çünkü bu ekleri aldıklarında zarf olmaktan çıkıp ad olurlar.

Zarf Çeşitleri    

1- Durum Zarfları

2- Zaman Zarfları

3- Nicelik(ölçü) Zarfları

4- Yer-Yön Zarfları

5- Soru Zarfları

6- Gösterme Zarfları 

1- Durum Zarflari 

Bir eylem ya da eylemsinin yapılış biçimine açıklık getiren sözcüklerdir. Durum zarfları eylemlerin anlamını belirtiş özelliklerine göre çeşitlenir. 

a) Niteleme Zarfları 

Eylem ve eylemsileri niteleyen zarflardır. Niteleme zarfları eylem ya da eylemsilere yöneltilen Nasıl sorusuna yanıt olurlar. 

İyi düşünmeli, güzel konuşmalı.

Nasıl düşünmeli (iyi)

Nasıl konuşmalı (güzel)

Uyarı: Niteleme zarfları, niteleme sıfatı göreviyle de kullanılabilen görece sözcüklerdir: 

İyi düşünceleri vardı. (sıfat)

Güzel görüşleri vardı. (sıfat)

Özellikleri: 

1. Genellikle soyut ve görece kavramlar olup nitelik anlamı taşırlar. 

2. Kimi niteleme zarfları, anlamı pekiştirilmiş ya da kısılmış sözcüklerdir. 

Adam upuzun yatıyordu.

Çarşafları tertemiz yıkadı.

Kapıyı hızlıca yıkadı. 

Not: ce eki kimi zaman cümleye benzerlik, yaraşırlık, özgülük gibi anlamlar katar.

Arabayı delice kullanıyorsun. (gibilik)

Bana insanca davranıyor. (yaraşırlık)

Çocukça düşünüyorsun. (özgülük) 

3. Kimi niteleme zarfları ikilieme veya edat öbeği biçimindedir. 

Yine deli dolu konuşuyorsun.

Bugün hasta gibi görünüyorsun. 

Not: Niteleme zarflarının anlamları nicelik (ölçü) zarflarıyla (çok, biraz, birazcık, oldukça...) pekiştirilir ya da kısılır. 

Toplantıda çok güzel konuştunuz.

Biraz fazla çalışmamız gerekiyor.

Kapıyı birazcık hızlı kapayınız.

Benimle oldukça kibar konuşuyordu. 

b) Kesinlik Zarfları 

Eylemlerin yapılışına kesinlik anlamı katan zarflardır. Anlamlarını etkiledikleri eylemin, olumluluk ve olumsuzluğuna göre ikiye ayrılırlar. 

a) Olumlu eylemleri etkileyenler: elbet, elbette, mutlaka, kuşkusuz...

b) Olumsuz eylemleri etkileyenler: asla, hiç, hiç mi hiç...

Kimi kesinlik zarfları  olumlu ve olumsuz eylemlerle kullanılır: kesinlikle ne olursa olsun... 

Kesinlikle haklısın. /  Kesinlikle haksızsın.

Ne olursa olsun gitmeliydin / Ne olursa olsun gitmemeliydin. 

Uyarı:Kesinlik zarfları cümle başında kullanılabilir ve "Nasıl "sorusuna yanıt olamaz.

Elbet, sen de seversin bir gün. 

c) Olasılık Zarfları 

Eylemlerin anlamlarına olasılık katan sözcük ve söz öbekleridir: belki, galiba bakarsın, olsa olsa, olaki, tut ki, say ki... 

Bakarsın, gelmekten vazgeçerler.

Önümüzdeki hafta belki gelirler. 

Uyarılar :

1. Kimi olasılık zarfları zaman anlamlı sözcüklere olasılık anlamı katar. 

Olsa olsa yarın gelirler. 

2. Yeterlik eylemlerinde "olasılık" anlamı olduğu için bu eylemleri olasılık zarflarıyla kullanmak dil yanlışı sayılır. 

Belki seninle yine dost olabiliriz. (yanlış kullanım) 

ç) Yaklaşıklık Zarfları 

Eylemlerin anlamlarını etkileyen, ayrıca ölçü ve zaman zarflarına yaklaşıklık anlamı veren sözcüklerdir. Bu sözcükler ve öbekler anlatıma "tam değil ,ona yakın, biraz fazla " gibi anlamlar katar: aşağı yukarı, şöyle böyle,hemen hemen... 

Aşağı yukarı bir haftadır görüşmüyoruz. 

UYARI: Bu zarfların geötiği sözcüklerde "tam" sözcüğünü kullanmak dil yanlışıdır. 

Hemen hemen tam bir yıldır tanıışıyoruz. (yanlış kullanım) 

d) Yineleme Zarfları

Daha önce gerçekleşen bir eylemin yinelenişini belirten zarflardır: yine, tekrar, ikide bir, bir daha, arada bir, ara sıra, bazen, bazı bazı... 

Başım yine çok ağrıyor.

Sizi tekrar arayacağız.

İkide bir arayıp durma.

Uyarı: "de" bağlacının kimi kullanımlarında yineleme anlamı görülür. 

Seneye de sınava gireceğim. 

e) Üleştirme Zarfları 

Üleştirmeli sayı sözcüklerinin genellikle ikileme biçimlerinin eyleme yönelik kullanımlarıdır.

Teker teker konuşunuz.

Öğrenciler sıralara üçer üçer oturdu. 

Not: Bunlar eyleme yöneltilecek "Nasıl " sorusuna yanıt olabilecekleri için niteleme zarflarına benzerler. 

f) Sınırlama Zarfları

Eyelem zaman ve ölçü bakımından sınır getiren sözcüklerdir: ancak, yalnız, artık, en az, en çok, en erken, en geç...

Bu zarfların kullanıldığı olumlu cümlelerin eşanlamlısı olumsuz olabilir. 

Ankara'ya ancak saat onda gireriz. (Daha önce giremeyiz)

Yol en fazla üç saat sürer. (Daha fazla sürmez.) 

Uyarılar: 

1. "Ancak" ve "yalnız" sözcükleri iki yargıyı bağlarsa koşul bağlacı olur. 

Size gelirim; ancak ders çalışacağız.

Arkadaşına gidebilirsin; yalnız erken döneceksin 

2. "Artık" sözcüğü eylemin anlamını "bundan sonra" anlamıyla sınırlarsa zarftır.

Artık sevmeyeceğim.

Artık kimeseye inanmayacağım. 

Bunlardan "yalnız" ve "artık" sözcükleri, ad ve sıfat göreviyle de kullanılabilir. 

Ekmek artıklarını çöpe atmayınız. (ad)

Artık kumaşlardan paspas yapmış. (sıfat)

Yalnızın halinden yalnız anlar. (ad) 

"Yalnız" niteleme zarfı da olur. 

Koca evde yalnız oturuyor. 

2. Zaman Zarflari

Eylem ve eylemsilerin yapılış zamanını belirten sözcüklerdir. 

Dün geldi, bugün gitti, yarın gelecek.

Zaman zarfları eylemlerin anlamlarını geçmişe geleceğe ve içinde bulunduğumuz zamana bağlar. 

Örneğin: 

"Onunla görüştüm." cümlesinde geçmiş zaman anlamı vardır; ama geçmiş zamanın sınırı belli değildir. Bu cümleye katacağımız"geçen yıl, geçen hafta, dün..." gibi sözler eylemin yapılış zamanını belirler. 

Bu açıdan bakınca zaman zarflarını üç başlıkta toplayabiliriz. 

a) Geçmişe İlişkin Zaman Zarfları 

Geçmiş zaman eklerini almış eylemlerle kullanılan zaman adlarıdır: on gün önce, geçen hafta, dün... Bu sözcükler eylemin anlamını, zaman açısından sınırlar. 

Ben de biraz önce girdim içeri.

Liseden yirmiyedi yıl önce mezun oldum. 

b) Geleceğe İlişkin Zaman Zarfları 

Bu zarflarkonuşma anının biraz sonrasından başlayarak belirsiz bir geleceğe kadar eyleme sınır getirirler: biraz sonra, yarın, gelecek hafta... 

Hemen işe başlayalım.

İleride yine görüşürüz. 

c) Şimdiye İlişkin Zaman Zarfları 

Şimdiki zaman eki almış eylemlerle kullanılan zaman sözcükleridir. Eylemin konuşma anında sürdüğünü belirtirler: şimdi, şu anda, bugün, henüz... 

Bugün çalışmıyorum.

Şimdi daha iyi anlıyorum.

Henüz hazır değilim. 

Uyarılar: 

1. Zaman zarfları, yükleme sorulan "Ne zaman " sorusuna yanıt verirler. 

Yanıt gelecek. (Ne zaman gelecek ) 

2. Görevli sözcükler arasında kendi adıyla öğe olabilen  sözcükler yalnızca zarflardır. 

Dün görüştük. (Zarf Tümleci)
 zarf       yüklem

3.Zaman zarfı görevinden kullanılan sözcükler, sözcük türü açısından addır. Bu sözcükler yükleme yönelik kullanılırsa "zaman zarfı" görevi üstlenmiş olur. Yükleme yöneltilen "Ne zaman " sorusuna yanıt olamayan ad sözcükleri ad görevini sürdürüyor demektir. 

Yarın yine görüşürüz. (zaman zarfı)
Yarın, sizin çocuklar. (zaman adı) 

4. Yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi zaman zarfları genellikle cümle başlarında bulunur. 

5.Söz öbekleri (tamlamalar, ikilemeler, deyimler) zaman zarfı oluşturabilir.

Okullar gelecek hafta kapanıyor. (sıfat tamlaması)

Mayısın yirmisinde kutlarız. (ad tamlaması)

Gece gündüz yazarım. (ikileme)

Eli kulağında, gelir. (deyim)

6.Yükleme yöneltilen "Ne zaman " sorusuna yanıt olan edat öbekleri, zaman zarfı tümleci olur. 

Akşama doğru geldim.

Sabaha karşı uyandım

Sen, benden önce girdin.

3. Nicelik Ölçü Zarfları 

Azlık çokluk zarfları diye de adlandırılan bu zarflar, eylemlerin ve eylemsilerin anlamlarını ölçü açısından belirtirler. Bu zarfların bir diğer özelliği de sıfatların ve zarfların anlamlarını etkilemesidir. 

Nicelik zarflarının başlıcaları şunlardır: 

az, çok, çok az, pek az, pek çok, fazla, çok fazla pek fazla... 

Bu zarflar, etkilediği sözcüğe yöneltilen "Ne kadar " sorusuna yanıt olur. Nicelik zarfları eylemlerin, eylemsilerin, zarfların anlamlarını; eşitlik, üstünlük, en üstünlük ve aşırılık katkısıyla etkiler ve ölçümler: 

1. Eşitlik Zarfları

"Kadar ve "denli edatlarıyla oluşan öbeklerdir.: 

Benim kadar koşamazsın

Bu denli çalışmamıştım. 

a) "Kadar sözcüğü ile oluşan öbekler, doğrudan bir ada yönelik olursa niteleme sıfatı görevi üstlenir: 

Dağ kadar çamaşırı hemen yıkadı.

Bacak kadar çocuğun sözü dinlenir mi

b) Bu, şu, o sözcükleriyle öbekleşen "kadar" edatı aşırılık anlamı kazanır. 

O kadar sevindi ki...

Bu kadar konuşulmaz ki...

2. Üstünlük Zarfı

"Daha sözcüğüdür.

a) Sıfatlara üstünlük anlamı kazandırır:

Daha iyi bir dostluğumuz olsun isterim. 

b) Zarflara üstünlük anlamı katar:

Senden daha hızlı okuyanı görmedim. 

c) Eylemlere fazlalık anlamı katar.

Bu az, daha getir. 

"Daha" sözcüğü; 

1."Henüz" anlamıyla zaman zarfıdır.

Babam daha uyanmadı. 

2."Bir" sözcüğüyle öbekleşince yineleme zarfı olur.

Bir daha deneyeceğim.

3. En Üstünlük Zarfı

"En" sözcüğüdür. Zarfların anlamına en üstünlük kurarak, söz konusu eylemden daha üstün bir eylem olmadığını belirtir. 

En güzel konuşan sendin.

4. Aşırılık Zarfları 

Eylemlerin anlamlarına doğrudan ya da zarflar aracılığıyla aşırılık katan sözcüklerdir. Bu sözcükler, ayrıca niteleme sıfatlarının anlamlarına da aşırılık katarlar.

Başlıcaları: 

çok, çokça, pek, gayet, epey, epeyce, fazla, fazlaca, az, azıcık, biraz, birazcık, oldukça...

a) Eylemin anlamına aşırılık katarlar:

Niye böyle çok düşünüyorsunuz  

b) Zarfın anlamına aşırılık katarlar.

Siz fazla acımasız davranıyorusunuz  

Uyarılar: 

1."pek çok,daha çok,en çok, çok az, daha az, en az," sözcükleri, pekiştirilmiş ölçü zarfları olup biçimce zarf öbekleridir.

2."Alabildiğine,olabildiğince, olağanüstü, fevkalade, harikulade" sözcükleri de aşırılık bildirirler ve zarf görevi üstlenirler: 

Şöför, otobüsü olabildiğince hızlı sürüyordu.

4. Yer ve Yön Zarfları

Eylem ve eylemsilerin gerçekleşme yerini ve yönünü belirten sözcüklerdir: 

İçeri/dışarı, ileri/geri, aşağı/yukarı, öte/beri

Öğretmen içeri girdi.

Birazdan dışarı çıkacağım.

Doğru bildiğin yoldan geri dönmeyeceksin. 

Yer ve yön zarflarının;

1.Sayıları sınırlıdır.

2.Karşıtları vardır. 

Uyarılar: 

1. Yer-yön zarfları, cümlede öğe açısıncan "zarf tümleci" adını alır. Bu sözcüklere zarf diyebilmemiz için bunların; eylemin yerini, yönünü göstermesi ve ad durum eklerini almamış olması gerekir: 

a) "-ı" durumuna girmiş biçimleri görev açısından ad, öğe açısından belirtili nesne olur:

İçeriyi beğenmedim. 

b) "-e" durumuna girmiş biçimleri görev açısından ad, öğe açısından yönelme dolaylı tümleci olur:
İçeriye girmeyeceğim. 

c) "-de" durumuna girmiş biçimleri görev açısından ad, öğe açısından bulunma dolaylı tümleci olur:

İçeride çok gürültü var. 

ç) "-den" durumuna girmiş biçimleri görev açısından ad, öğe açısından ayrılma dolaylı tümleci olur:
Yukarıdan sesler geliyor. 

d) Bu sözcüklerin kimileri yalın biçimleriyle, yer-yön zarfı dışında, sıfat olarak da kullanılır:

Aşağı kat sessiz. 

2.Bu sözcüklerin "-i" iyelik eki almış biçimleri, ya gerçek özne, ya da sözde özne göreviyle kullanılan adlardır: 

a) Gerçek Özne:

İçerisi çok kalabalık. 

b) Sözde Özne:

İçerisi beğenilmedi. 

3.Bu sözcüklerin karşıtlarıyla kurulan ikilemeler, yer-yön zarfı olamaz:

Aşağı yukarı biliyorum. (yaklaşıklık zarfı)
İleri geri konuştu. (niteleme zafı) 

5. Soru Zarfları 

Eylem ve eylemsileri soru yoluyla belirten sözcüklerdir:
ne, nasıl, niçin, ne diye, ne zaman, ne kadar... 

Bana ne bakıyorsun
Bu kitabı nasıl buldun
Niçin bu kadar geciktin
Ne diye sana güvendim
Ne zaman çalışacağız
Ne kadar konuşacak

Kullanılışları:

1. Genellikle eylem ve eylemsilere yönelik kullanılırlar. (Yukarıdaki örneklere bakınız.)

2. Kimi zaman öbekleşmiş biçimleriyle zarflara ve sıfatlara yönelik olurlar:

Ne kadar hızlı koşabilirsin
Ne kadar geniş bir ev arıyorsunuz  

3. "Nasıl, ne zaman, ne kadar " sorularının yanıtları da zarftır:

-Adresimizi nasıl buldun

-Sora sora...

-Ne zaman görüşeceğiz
-Yarın öğleden sonra... 

-Ne kadar çalıştınız
-Çok az...

4. "Niçin, ne diye " soruları soru zarfıdır; ama yanıtları, "neden" ilgisi kuran "için" edatının oluşturduğu öbeklerdir:

-Niçin aramadınız
-İşim çok olduğu için.

5. "Ne, ne diye, ne biçim " soruları, eylemlerin, anlamlarını olumluyken olumsuz, olumsuzken olumsuzken olumlu yapar. Bu durumda cümle soru cümlesi olmaktan uzaklaşır:

Ne diye beklemedin (beklemeliydin)

Ne bakıp duruyorsun (bakma)

Ne diye gülüyorsun (gülme)
Ne biçim oturuyorsun (böyle oturulmaz)

6.Gösterme Zarfı

Eylem ve eylemsilere yönelik "işte" sözcüğüdür:

Sorduğunuz kişi işte geliyor!

İşte şimdi güzel olmuş!

Uyarı: 

Bu sözcük sıfat görevinde de kullanılır:

İşte şu adamdı, bana bağıran!

Zarflarda Pekiştirme 

Zarflarda pekiştirme  iki yolla yapılır. 

1.İkileme Yöntemi 

İkilemeler, bir eylem ya da eylemsinin anlamını pekiştirmeli bir biçimde etkiler:

Her şeyi uzun uzun düşünmemiz gerekir.

Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenleri. 

Uyari:

İkilemeler bir ada yönelik olursa pekiştirilmiş sıfat görevi üstlenir:

Uzun uzun kalaslardan köprü yaptık. 

2. "m,p,r,s" Yöntemi

Sıfatlarda olduğu gibi zarf görevi üstlenen sözcüğün ilk hecesi yukarıdaki ünsüzlerden uygun biriyle kapatılır ve önek biçiminde kullanılır: 

Hırsızı kıskıvrak yakaladılar.

Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde.

Gömleklerimi tertemiz yıkamıştı. 

Yapilarina Göre Zarflar 

Zarflar, yapıları açısından dörde ayrılır. 

1.Basit (kök) Zarflar 

Zarf göreviyle kullanılan kök sözcüklerdir. Bunlar yapım ve çekim eki almamış zarflardır:

az, çok, pek, en, yarın, dün, daha, henüz, gece... 

2.Türemiş Zarflar 

Yapım ekleriyle biçimlenmiş zarf göreviyle kullanılan sözcüklerdir:

candan, dostça, soğuk... (davranıyor) 

3.Bileşik Zarflar 

Birden çok sözcüğün birleşip kaynaşmasıyla oluşmuş zarflardır. Bu zarflar bitişik yazılır:

bugün, niçin (ne için), nasıl (ne asıl), biraz, ilkönce... 

4.Öbekleşmiş Zarflar 

Değişik yollarla yanyana gelen ve zarf göreviyle kullanılan söz öbekleridir:

gece gündüz, hemen hemen, hemen şimdi, ikide bir, ara sıra... 

Not: Sıfat olabilecek adların çoğu zarf göreviyle de kullanılabileceğinden, burada ayrıntıya inilmemiştir. 

Zarflarin Cümledeki Görevi 

1. Görevli sözcükler arasında yalnızca zarflar kendi adlarıyla öğe olur. Zarflara öğe açısından " zarf tümleci" adı verilir. 

a) Durum Belirten Zarf Tümleci 

Durum zarflarından "nitelik" bildirenler "Nasıl " sorusuna yanıt verir, diğerleri vermez: 

Konuları inceden inceye gözden geçirdik. (Nasıl ) 

b) Zaman Bildiren Zarf Tümleci 

Seninle yarın akşam konuşuruz. (Ne  zaman ) 

c) Nicelik Bildiren Zarf Tümleci 

Bu konuyu az çok biliyorum. (Ne kadar ) 

ç) Yer-yön Bildiren Zarf Tümleci 

Birazdan yukarı çıkacağım (Nereye )

Uyarı:

Yer-yön bildiren zarf tümleci, "Nereye " sorusuna yanıt olur; ama bu srounun yanıtı, "-e" eki almamalıdır:

Nereye girdi İçeri girdi. 

2. Kimi edat öbekleri cümlede zarf tümleci olur: 

Arabayı deli gibi sürüyordu. (Nasıl )

Bana, özlem ile (özlemle) sarıldı. (Nasıl )

Adınız :
Mailiniz :
Yorumunuz :
Doğrulama Kodu :