Devlet Ana Kitap Özeti

Devlet Ana Kitap Özeti

Olay:

Notüs Gladyüs, burada geçici olarak konaklamaktadır. Bu hanı Mavro ablası Liya ile birlikte işlemektedir. Notüs Gladyüs ün Türkopol Uranha isminde arkadaşı vardır. Notüs Gladyüs, oldukça alçak ve karaktersiz bir kişidir. Karanlıktan yararlanarak Liya nın odasına girer ve ona tecavüz etmeye kalkar ancak Liya nın elindeki bıçağın zehirli olduğuni söylemesi üzerine bu emelini gerçekleştiremez. Diğer yandan Liya, Türk genci olan Demircan a aşıktır.

Bir gün Liya ile Demircan ı buluşma halinde yakalar ve acımadan Demircan ı öldürür aynı zamanda Liya ya tecavüz eder. Yardımcı Türkopal Uranha dır. 

Bu olay Osmanlı aşiretinde Osman Bey in oğlu Orhan ve Demircan ın kardeşi Kerim tarafından görülür. 

Kerim, olay karşısında şok geçirir inanamaz. Orhan Bey Kerim i yatıştırır ve olaydan bütün söğüt haberdar edilir. Diğer yandan Demircan ın annesi Bacıbey oğlunun ölümüne fazla bir tepki göstermez. Bu fuygunsuz durumda öldürülmesinin yiğitliğe yakışmadığı düşencesiyle tepkide bulunmamıştır. Ancak yüreği ağlunun kin acısıyla yanmaktadır. 

Bu arada Orhan Bey ve Kerim de bu işin peşindedir. Demircan ölünce Bacıbey mollalık yapmakta olan oğlu Kerim in artık bu işi bırakıp kılıç kuşunması gerektiğini belirtir.

Olaylar böyle gelişmekteyken Ertuğrul Gazi çok ağır bir şekilde hastalanır. Artık ölmek üzeredir. Oymağa yeni bir Bey gerekmektedir. Sonunda oymağın ileri gelenleri tarafından oylama yapılır ve osman Bey oymağın başına getirilir. Ancak bu iş için başka bir istekli kişi de Osman Beyin amcası Dündar alp tir. Dündar Alp beyliği ele geçirme pahasında da olsa Rum taraflarına büyük bir yakınlık göstermiş, osmanlılara karşı onlara arka olmuştur.

Diğer yandan ablası öldürülen Mavro hanı kapatmak zorunda kalır. Mavro nun Türk lere karşı senpatisi vardır. Mavro ablasının Demircan la olan ilişkisini bilmektedir.

Bu olayda Nilüfer e tekfurla evlenmesi için baskı yapılmış ve bir yere haps edilmiştir. Bu işte de Notüs Gladyüs ve Uranha nın parmağı vardır. Demircanın öldürülmesi olayındada Notüs Gladyüs ve Uranha nın parmağı olduğu anlaşımştır. Tekfurlara karşı savaş açılmış yapılan savaşta Dündar Alp karşı tarafı desteklemiştir. Ancak savaş onların yenilgileri ile bitmiştir.

Savaştan sonra Nilüfer ile Orhan Bey in düğününe gelmiştir. Aynı şey Kerim ve Aslıhan içinde sözkonusudur. Roman bu olayların sonucunda neticelenir. 

Kitap Özeti: 

Eser, Ertuğrul Beyin at bakıcısı Demircan ın öldürülmesi olayı ile başlar. Olay, atla geziye çıkan Kerim ve Orhan Bey aracılığı ile görülür ve herkez bu olaydan heberdar edilir. Kerim, Demircan ın kardeşidir. Gördüğü bu olay karşısında şok geçirir ancak aynı tepkiyi annesi Bacıbey in göstermemesine şaşar. Bacıbey in herhangi bir tepki göstermemesindeki sebep oğlu Demircan ın vurulduğu anın hoş bir manzara orz etmeyişidir. Ama intikam ateşiyle yanıp tutuşmaktadır. 

Daha sonra romanda ikinci derecedeki olay Ertuğrul un ölümü ve Osman Bey in oymağın beyliğini üstlenmesidir. Diğer yandan oğlu ölen Bacıbey Kerimin ağabeyinin yerini alması için onu zorlaması söz konusudur. 

Bu amaçla Kerim kılıç derslerine başlar. Orhan Bey le birlikte Kaptan Çavuş tan kılıç dersi alırlar. Bu arada kaptan Çavuş un güzel kızı Aslıhan ile Kerim in arasında bir duygusal ilişki söz konusudur.

Öte yandan Osman Bey zamanının ulularından Şeyh Edebali nin kızını alır ve Edebali nin kızı olan Bala Hatun Osman Bey in ikinci hanımıdır. Evlendikten sonra Osmanlı aşiretinin geleneklerine kolayca uyar. Diğer yandan Orhan Bey, Nilüfer Hatunla olan ilişkisini evlenmeye kadar vardırır. Ancak, roman Orhan Bey evlenmeden son bulur. Diğer yandan Kerim ile Aslıhan ın ilişkisinin sonucunun evlilikle sonuçlanması eser bitmeden okuyucuya sezdirilmiştir.

Zaman:

Eser konusundan da anlaşılacağı gibi tarihi bir eserdir. Eserin bu yönden geçmiş zamanlardaki olayı mevzu olarak seçtiği çıkarılmaktadır. Roman, Osmanlı imparatorluğunun aşiretliğindeki zamanı konu olarak ele alır. 

Yani imparatorluğun kuruluş yılları olan 1299 tarihi devir sözkonusudur.

Osman Beyin Bala Hatun la ilişkisi hakkında da zaman açısından geriye dönülmüştür.

Mekan:

Eserde mekan önce Notüs Gladyüs ve Uranha nın kaldığı bir rum hanıdır. Eserde, şahıslar yer değistirince normal olarak mekan da değişiklik arzetmektedirler.

Eserde Rum lara ait mekanın dışında Türk lerin ikamet ettiği mekan da vardır ki, oda Sögüt tür. Osman Bey in Şeyh Edebali nin tekkesine gittiğinde normal olarak mekan buraya ait çizgileri ihtiva etmektedir.

Romanda mekan bakımından bir başka özellik Türkların yaylalara olan göçlerinin mekanla birlikte verilmesidir.  

Kitabın Kahramanları: 

Osman Bey
Orhan Bey
Kerim
Bacıbey
Şeyh Edebali
Mavro
Kaptan Çavuş
Yunus Emre
Aslıhan
Notus Gladyüs
Uranha ve diğer figüranlar 

Devlet Ana Romanının Konusu

Kemal Tahir in Devlet Ana romanı, küçük bir göçebe aşiret beyliği durumundaki Söğüt Türklerinin çevresindeki düşmanlarla mücadele edip yeni yerler fethederek Osmanlı Devleti nin kuruluşunu gerçekleştirmesini anlatır. Romandaki olaylar 13. yüzyılın sonlarıyla 14. yüzyılın başlarında geçer. Bizanslıların ve Moğolların yozlaşmış tutumlarına karşı Osman Bey, fethettiği topraklardaki insanlara hiçbir baskı uygulamaz, sevgiyi, adaleti ve hoşgörüyü götürür. 

Kemal Tahir in bu romanı yazma amacı, Türkiye de çökmüş bir imparatorluğun yarattığı aşağılık duygusunu silmek ve Osmanlı insan tipini, onun erdemlerini, devlet kurma yeteneğini belirtmek tir.

Devlet Ana romanı 1967 yılında yayımlanmış, 1968 Türk Dil Kurumu Roman Ödülü nü kazanmıştır. 

Devlet Ana Romanının Kişileri 

Osman Bey: Orta boylu, fakat geniş omuzlu, kalın pazılıdır. Kollarının bacaklarının, gövdesine göre uzunluğu doğuştan iyi savaşçı, iyi binici olduğunu gösterir; çatık kaşları, kemerli burnu, köşeli çenesi, tuttuğunu koparma gücünü, biçimli ağzının ucundaki yumuşak gülümseme, gerektiği zaman insanların suçlarını bağışlama yeteneğini ortaya koyar. Yakışıklı olduğu kadar utangaçtır da. Karşısındakilere hiç zorlanmadan güven vermesi, öz konuşmasındandır.

Akçakoca, Dündar Alp e bey olarak niçin Osman ı seçtiklerini şu şekilde açıklar: Osman Bey bizi bastırdı mı, ezdirdi mi Utandırıp yere baktırdı mı, yok yoksul bıraktı mı Yiğitlik salt bilekle değil yürek ister, akıl ister. Biz uyurken uyumadı bekledi, Osman Bey yoksulluk geldi çattı, kimileri gibi cimriliğe vurmadı. Çıplağımızı giydirmeye, açımızı doyurmaya çalıştı gücü yetse de yetmese de canımızı canı, ırzımızı ırzı saydı. On üç yaşından bu yana savaşlarda gördünüz, ölüm tırpanının vınladığı yerde başını eğdi mi Düşmanı hepimizin önünce kovup gerilerken hepimizin ardınca gelmedi mi Bize Osman

Bey den uygunu kim

Akçakoca: Ertuğrul Bey in çocukluk arkadaşı, ahi yoldaşı, savaşlarda eşi, kardeşten ileri kan kardeşidir. Yaşı sekseni aştığı halde koca çınar gövdesi gibi dik, ak sakalı göbeğine indiği halde ölümsüz Hızır Peygamber gibi çeviktir. Sakalını savaşlarda ağartmış Akçakoca, ermişliğe ayak basmış değilse de çizgisine yaklaşmıştır. Yerin altından, göğün üstünden keramet gücüyle olmasa da sezgi yoluyla haberi vardır.

Şeyh Edebali: Ertuğrul Bey, Osman Bey ve Orhan Bey in saygı duydukları, akıl danıştıkları bir şeyhtir. Balkız ın babasıdır. 

Orhan Bey: Ertuğrul Bey in torunu, Osman Bey in oğludur. En karmaşık durumlarda hemen bir çıkar yol bulan kıvrak zekalı biridir. Okumayı altı yaşında sökmüş, sekizinde en önemli at yarışını kazanmıştır. Yumuşak başlı biridir. Kaplan Çavuş, silah ustasıdır. Attığı her adımda dedesinin ve babasının sözlerini hatırlar, onlara her zaman saygı gösterir. En yakın arkadaşları Kerimcan ile Mavro dur. Aklına koyduğu bir şeyi vakit geçirmeden yapar. Yar Hisar tekfurunun kızı Lotus u sever. 

Lotus: Yar Hisar tekfurunun kızıdır. Orhan Bey in sevdiği kızdır. Arabayla yolculuk ederken atlar ürker ve yoldan çıkar. Orhan Bey yaydan çıkmış ok misali fırlar, hızla akan derin suya batarlar. Orhan Bey, Lotus u kurtarır. 

Bala Hatun (Balkız): Osman Bey in sevdiği kızdır. Şeyh Edebali nin kızıdır. Osman Bey, çocukluğunda Edebali nin kızını Balkız olarak bilir. Balkız henüz on dört yaşındayken Osman Bey ona âşık olur ve onu istetir. Uzun boylu, ince belli bir kızdır. 

Bacıbey (Devlet Hatun): Rum bacılarının başkanıdır. Uzun boyu, geniş gövdesiyle yürürken sanki Söğüt ü depreme vermektedir. Ok atmada, mızrak savurmada, kılıç tutmada, binicilikte değme savaşçılardan geri kalmaz, hele korkmazlıkta çoğunu yaya bırakır. Kocası Rüstem Pehlivan ın bir akında ölmesinden sonra büsbütün sertleşmiş, Ertuğrul Bey den başkasını dinlemez olmuştur. Söğüt bacılarının beyi, Devlet Hatun, oğullarına hem bilek hem de yürek gücüyle babasızlığın boyun büküklüğünü hiç duyurmamıştır. Oğlu Kerim i mollalıktan vazgeçirmek için elinden gelen her şeyi yapar. Onun tıpkı babası gibi savaşçı olmasını ister.

Demircan: Bacıbey in büyük oğludur. Kerim in ağabeyidir. İri cüsseli, son derece güçlü biridir. Şövalye Notüs Gladyüs tarafından sırtından oklanarak kahpece öldürülür.

Kerim (Kerimcan): Silahşorluğu sevmeyen, okumaya aşırı derecede düşkün olan bir gençtir. Onun hayali Mısır a, Bağdat a, Buhara ya gitmek, medreselerde okumak, bilginlikte ün salmaktır. Silah kullanmaya hiç heves etmez. Kerim in bu tutumuna başta annesi Bacıbey olmak üzere tüm Söğüt halkı şaşkın kalır. Ağabeyi Demircan ın öldürülmesi üzerine otoriter ve sert mizaçlı bir yapıya sahip olan annesi kırbaç zoruyla onun silah kuşanmasını, bir savaşçı olmasını ister. Oğlunun tüm kitaplarını yakar. Sevdiği kız Aslıhan bile Savaşçı olmayana varmam! diye söz verdiğini söyler. Annesinin baskılarına daha fazla dayanamayan Kerim mollalığı bırakır. Kaplan Çavuş tan kılıç dersleri almaya başlar. Adı bundan böyle Kerimcan olur. Ağabeyini ve yengesi Liya yı öldüren Şövalye Notüs Gladyüs ü öldürerek intikamını alır. Romanın sonunda üzerindeki savaş kıyafetlerini çıkarır, kılıcını asar ve kitap okumaya başlar.

Liya: Issızhan da kardeşi Mavro ile yaşayan genç bir kızdır. Demircan ın sözlüsüdür. Hanlarına gelen Şövalye Notüs Gladyüs tarafından önce taciz edilir. Liya bu tacizden hançeri sayesinde kurtulur. Fakat bir süre sonra sözlüsü ile birlikteyken Şövalye Notüs Gladyüs tarafından tecavüze uğrar, sonra da boğularak öldürülür. 

Mavro: Kız kardeşi Liya ile Issızhan da yaşar. Savaşçı olmaya özenen bir gençtir. Hanlarına gelen Şövalye Notüs Gladyüs e, onun savaş kıyafetlerine, silahlarına imrenerek bakar. Ablasının öldürülmesinden sonra kendi isteğiyle Söğüt te yaşamaya başlar. Bacıbey, Mavro yu ölen oğlu Demircan ın yerine koyar. Mavro, öldürülen ablasının ve eniştesinin intikamını almak için Kaplan Çavuştan ders alır. Voyvoda Konağı baskınında Müslüman olduğunu söyler. Roman boyunca Orhan Bey ve Kerim le birliktedir. Romanın sonunda kılıcını Uranha nın göğsüne saplar.

Kaplan Çavuş: Eskişehir dolaylarının en ünlü demircisi, en bilgili silah ustasıdır. Kızı Aslıhan ile birlikte yaşamaktadır. Kerim ile Mavro ya kılıç kullanma, ok atma dersleri verir. Kaplan Çavuş, karısı öldükten sonra delikli demir yapmaya karar verir. Bıkmadan usanmadan dükkânında çalışır, ateş tozuyla kurşunu demir borunun içinden atmaya çalışır. Bir gün dükkânında ateş tozuyla uğraşırken alevler üzerine sıçrar, yüzünün bir tarafı yanar. 

Aslıhan: Silah ustası Kaplan Çavuş un kızıdır. Babasından aldığı dersler sayesinde çok iyi kılıç kullanır. İnatçı ve gururlu bir kızdır. Kerim i çok sever, fakat savaşçı bir babanın kızı olduğu için belinde kılıç taşımayanı erkekten saymaz. Kerim le Mavro bataklığa iz sürmeye girdiklerinde onların öldüğü haberi gelir. Ölüm haberini alan Aslıhan ın dünyası kararır. Romanın sonunda Kerim e kavuşan Aslıhan, Savaşçı olmayana varmam! sözünü unutarak onu mollalığıyla kabul eder. 

Şövalye Notüs Gladyüs: Arkadaşı Uranha ile Issızhan a gelirler. Kaba, saygısız, ahlaksız, hain biridir. Mavro nun kız kardeşi Liya yı zorla elde etmeye çalışır; fakat Liya zehirli olduğunu söylediği hançeriyle kendini kurtarır. Türkopol Yüzbaşısı Uranha ve Keşiş Benito ile her türlü kötülüğün, kahpeliğin altına imza atarlar. At çalmak üzere Ertuğrul Bey in topraklarına girince, daha önce koynuna alamadığı Liya yı Demircan la oynaşırken görür. Buna dayanamaz, Demircan ı okla sırtından vurur, Liya ya tecavüz eder ve onu boğarak öldürür. Şövalye Notüs Gladyüs kısa boylu, şişman biridir. Davranışlarında ölümle içli dışlı yaşayanların kuşkulu tetikliği vardır. Omuzlarına kadar inene gür saçları, yırtıcı hayvanların kabarmış yelesine benzer. Cinsel yönden sapık bir hastadır. Kadınlara tecavüz ettikten sonra onları boğarak öldürmekten zevk alır.

Türkopol Yüzbaşısı Uranha: Kıbrıs ın Sen-Jean tarikatından Şövalye Notüs Gladyüs ün yakın arkadaşıdır. Kendisi de bu tarikata aylıklı girmiş bir askerdir. Birlikte soygunlar yapıp din kardeşlerini soydukları için, şarap sarhoşluğuyla kavgalar çıkarıp kan döktükleri için, Hristiyan kadınlara saldırıp zorla ırzlarına geçtikleri için tarikat tarafından sürgün edilmişlerdir. 

Keşiş Benito: Çorak bir tepenin tam ortasında, pislik içindeki bir mağarada yaşar. Geniş bir ağzı, çenelerini çatırdatarak esneyen dişsiz, dazlak bir deve benzemektedir. Ertuğrul Bey in Bitinya ucunda yıllardır sürdürdüğü barış ortamını bozmak için, Söğüt halkını Karacahisarlılara ve Moğollara kışkırtmak için her türlü rezilliği yapar. Şövalye Notüs Gladyüs ile Türkopol Yüzbaşısı Uranha nın sadaklarına, Karacahisar tekfuruna ait kara tüylü oklardan koyar. Keşiş Benito, sapıkça cinsel tutkuları olan hasta biridir, oğlan düşkünüdür. 

Çudaroğlu: Cengiz Han ın ordusuna ünlü savaşçılar yetiştirmiş Çudar kabilesindendir. Çıkık elmacık kemikleri ve iğde çekirdeğine benzer gözleriyle Moğol olduğu anlaşılır. Her çeşit suç işlemeye yatkındır. Şeyh Edebali nin kızı Bala Hatun u kaçırma işini sonunda kabul eder. Sürekli kötülerin tarafında yer alır.

Pervane Subaşı: Eskişehir Sancakbeyi Ali Şar Bey in kâhyasıdır. Küçük yaştan beri ata bindiğinden bacakları biraz çarpık, sırtı biraz kamburdur. Seyrek sakalı, fırlak elmacıklarıyla Tatar kırmasına; çatık karakaşları, koyu esmerliğiyle Acem e; yayvan Türkçesiyle Azeriye benzemektedir. Omuzları dar, elleri şaşılacak kadar iridir. Kurnazlıkta İncil in yazdığı yılan gibidir; kıyıcılıkta kuduz canavar gibidir; kahpelikte ölü kemirici sırtlan gibidir. Ali Şar Bey in emriyle Çudaroğlu na Şeyh Edebali nin kızını kaçırmasını söyler.

Ali Şar Bey: Kadınlara olan aşırı düşkünlüğünden başına türlü belalar gelir. Vaktiyle savaşlarda pazı gücü, korkmazlığı, silahşorluktaki ustalığıyla haklı ünler almış, sancak beyliğini alnının teriyle kazanmıştır. Şimdilerde ise er meydanlarında çabalamaktansa kuş tüyü döşeklere uzanıp körpe cariyelerin elinden şarap içmeyi daha çok seven biridir. Eskişehir esnafına göre Ali Bey yüzde yüz cennetliktir ama bu kadar uçkuruna gevşek olmasa Kadınlara olan düşkünlüğü yaşı ilerledikçe azalacağına artar, son zamanlarda iyice azgınlaşmış, kudurganlık halini alır. Gözüne kestirdiği her cariyeyi haremine alır, bu yüzden esircilere olan borcu kabardıkça kabarır. Osman Bey için Şeyh Edebali ye dünürcü gider, burada Balkız a ilk görüşte tutulur, ikinci kez gittiğinde kızı kendisine ister. Bu konuda Osman Bey e de yalan söyler. Ali Şar Bey, Balkız a olan tutkusunu bastıramaz, kahyası Pervane Subaşı yı Balkız ı kaçırmak için Çudaroğlu nu ikna etmeye gönderir. 

Hop Hop Kadı: Asıl adı Darendeli Hüsamettin Efendi dir. Ufak tefek, sıska biridir. Şaraba ve kadına olan düşkünlüğüyle bilinir. Rüşvetçi, parayı çok vereni haklı çıkaran kadılardandır. Ali Şar Bey i kısa sürede borçtan kurtarır. Gizliden gizliye her türlü yolsuzluğu yapar. Halktan yüksek oranda vergi alır. 

Dündar Alp: Ertuğrul Bey in kardeşidir. Ağabeyinin aksine boyu kısadır. Bıyığının ve sakalının aklığı, yüzünün karalığını kapatmaya yetmez. Gaga burnu ile yandan görünüşü yırtıcı bir kuşa benzer. Sadece Söğüt ün değil, Ankara dan İznik e, Kütahya dan Bolu ya kadar çevrenin en varlıklısı olarak bilinir. Dündar Alp, yardımcısı Daskalos Derviş i öne sürerek ağabeyi Ertuğrul Bey le Osman Bey in beş altı yıldır korumaya çalıştıkları barışı, her fırsatta kötülemeye çalışır. Ağabeyinden sonra beyliğin kendi hakkı olduğunu düşünür. Her fırsatta Osman Bey i kötülemeye çalışır, onun karşısında yer alır. Dündar Alp hain bir insandır. Beyliğe ait gizli bilgileri, vakit geçirmeden düşmanlara yetiştirir. Fakat sonunda yaptığı hainlikler ortaya çıkar. 

Daskalos Derviş: İznik Ayasofyasının başpapazının biricik oğludur. Papaz çömezi iken kendini şarapçılığa, karıcılığa, sonra da kumarcılığa vurur. Bir zaman avuç avuç afyon yiyerek abdallarla gezip tozar. Sonra savaşçı dervişlere katılır, fakat işi büsbütün azıtıp yobaz kesilir. Akınlarda eski dindaşlarına akıl almaz eziyetler eder. Dündar Alp ile tanıştıktan sonra gücü iyice artar. Cin gibidir, ağzı iyi laf yapar. Ertuğrul bey in yasağına aldırmadan afyon ticareti yapar.

Balabancık: Ertuğrul Bey in kardeşi Dündar Alp in kölesidir. Şaşılacak kadar uzun kirpikleri, kocaman gözleri, çocuksu bir yüzü vardır. Silahşorluğa çok meraklıdır. Keşiş Benito tarafından cinsel tacize uğrar. Daskalos Derviş de buna seyirci kalır.

Adınız :
Mailiniz :
Yorumunuz :
Doğrulama Kodu :